Bu zarif çalışma, İstanbul’un simgelerinden biri olan İstiklal Caddesi'nin ikonik kırmızı Nostalji Tramvayı'nı minimalist ve modern bir bakış açısıyla ele alıyor. Sanatçı, tramvayın zamansız duruşunu, kahve lekesini andıran organik ve dairesel bir formun içine hapsederek şehre ait dinamik ve yaşayan hafızayı adeta bir zaman kapsülüne dönüştürüyor.
Sulu boya tekniğinin şeffaflığı ve lekelerin spontane dağılımı, İstanbul’un nostaljik havasını ve puslu sokak anılarını canlandırıyor. Büyük ve derin paspartu kullanımı, ortadaki 8 x 8 cm'lik minyatür başyapıta odaklanmayı artırırken esere galeri standartlarında, elit ve modern bir derinlik kazandırıyor.
Hem koleksiyoneler için eşsiz bir parça hem de şehre ait bir hatırayı yaşam alanlarına taşımak isteyenler için kusursuz bir seçenektir.