Bu nadide suluboya çalışma, İstanbul’un kalbi ve medeniyetlerin kesişim noktası olan tarihi yarımadanın en görkemli simgesi Ayasofya-i Kebîr Câmî-i Şerîfi'ni, büyüleyici bir gün batımı atmosferinde ele almaktadır. Eser, izleyiciyi adeta zamanın durduğu o mistik akşamlara götürerek, şehrin asırlık ruhunu ve mimari dehasını güçlü bir görsel dille yansıtır.
Sanatçı; gökyüzünde oluşturduğu yoğun kızıl, turuncu ve altın tonlarındaki dramatik renk geçişleriyle, İstanbul’un meşhur "kızıl ufuk" anını muazzam bir kontrastla yakalamıştır. Geleneksel mimari detayların ve ince işçiliğin ön plana çıktığı eserde, Ayasofya’nın heybetli kubbesi ve göğe yükselen zarif minareleri, yarı-silüet teknikle harmanlanarak ön plandaki koyu tonlu peyzaj detaylarıyla derinlik kazanmıştır. Gökyüzünde süzülen kuş figürleri, esere dinamizm katarken; İstanbul’un bitmeyen hare Devamını Göster